Prisma’ya vuran ışıkla, GranTurismo’nun özgün yansıması sürekli değişen bir görüntüye kavuşuyor.
On dört renkle süslenen bir kreasyon.
Bu otomobillerin 12 tanesi, Maserati Classiche ve Archivio Storico Maserati’nin yardımıyla Maserati tasarımcıları tarafından, 1947’den geçen yüzyılın sonuna kadar sunulan en ikonik GT modelleri arasından seçildi.
Kalan 2 renk ise, en yeni kreasyonlara ait: Maserati’nin 100. yıl dönümü için seçilen çarpıcı Blu Inchiostro. Diğer ise yeni GranTurismo’nun 75. yıl dönümü için seçilen uzay siyahı Nero Cometa.
Grand tour ruhu ancak Nettuno V6’nın gücü ile hissedilebilir. Geçmişi yansıtan, fakat yönü tamamen ileriye dönük! Şimdiye kadar bir GranTurismo’da kullanılan en güçlü içten yanmalı motor.
Bu olağanüstü One Off tasarımın dış görünümü, Maserati otomobillerinde kullanılan, elle uygulanmış 8.500’den fazla harf detayıyla süslenmiş olup ikinci bir gölge görüntüsü vererek tüm renk kaplamasına uyumlu bir görünüm kazandırmıştır.
İtalyan lüks geleneğinin ve ustalığının temsilcileri olan Maserati sanatçıları tarafından titiz bir özenle uygulanan harmonik bir anlam gösterisi: püskürtme ve boya fırçası ile yapılan ve 130 saatten uzun süren bir boyama işlemi
Maserati’nin evrimi, sıra dışı bir görsel efektle sunuluyor.
Her boya, en yeni renklerin kullanıldığı ön taraftan, 1947 Maserati A6 1500’deki karakteristik Amaranto’nun kullanıldığı arka tarafa doğru bir sonrakine dönüşerek ilerliyor.
Prisma’da yaratılan sayısız renk, göz alabildiğince genişlemeye devam ediyor. Tıpkı Prisma’nın Maserati grand tour geleceğinin yansıması olması gibi, Luce de (İtalyanca “ışık”) yaşanılası bir geleceği temsil ediyor.
Lazer oymalı ve ayna kromlu dış yüzeyler, araştırma ve deneylerin bir yansıması. Renkler üzerine yapılan ve rengin ötesine geçen bir kreasyonla sonuçlanan bir araştırma: Bu yeni rötuşa verilen isim: Maserati Geleceğin Aynası.
Tam elektrikli Folgore güç aktarım organı ile çalışan GranTurismo Luce, Maserati’nin yeni nesil inovasyon seviyesinin bir göstergesi: Geleceğe uzanan 100 yılı aşkın bir geçmişin konsantresi.
Bu One Off çalışmanın iç kısımları, tamamen rejenere atık malzemelerden üretilen bir naylon elyaf olan ECONYL® ile kaplanmıştır. Folgore versiyonlarında kullanılmakta olan bu rejenere naylon iplik, dinamizmin bir yansıması olan lazer işleme ile bir araya gelerek benzersiz bir estetik metamorfoz sunuyor.
Luce koltuklardaki şekiller, orta kısımlardaki kontrastlı gradyan arka plana lazerle işlenen birkaç grafikle de vurgulanıyor.
Orta tünel veya koltuk başlıkları gibi diğer iç bileşenler ise ek malzemeler kullanılan “dikişli” öğeler sunuyor. Basit bir ifadeyle, bu teknikte, 3D baskıdaki gibi bir işlemle kumaşlar kabartılır.
Bunun sonucunda, içte ve dışta iki kontrastlı teknik oluşturulur: Otomobili adeta gizleyen bir ayna ve Maserati ruhunun, teknik performansının ve şaşırtıcı güzelliğini güçlü ve derin bir izle yaratan lazer işlem.
Granturismo Digital One Off
by Fragment Design
Fragment’in tarzı, Maserati’nin karakteriyle birleşerek Ouroboros’a hayat veriyor.
Maddi ve manevi her şeyde birliği ifade eden, asla yokluğa karışmayan, sonsuz bir yıkım ve yeniden yaratma döngüsünde sürekli biçim değiştiren gnostik bir simya sembolü.
Günümüz teknolojisi ve performansının zirvesi ile her şeyin başlangıcı olan stil ikonu birbirine bağlanarak ilk Maserati GranTurismo ile en son versiyonu arasında görsel ve kültürel bir bağlantı kuruldu.
“GranTurismo Ouroboros, Maserati tasarımının çeşitli dönemleri ile şimdiki GranTurismo jenerasyonu arasında görsel ve kültürel bir bağlantı olarak tasarlandı. Bugünkü teknolojilerini ve performanstaki zirve konumlarını, onlarca yıla dayanan bir efsaneyi yaratan ve besleyen stil ikonlarıyla birleştirmek için Maserati ekibiyle birlikte çalıştık”.
Hiroshi Fujiwara
Bir sokak giyim alt kültürü projesi olan Fragment, cool görünümün efendisi tarafından kuruldu: Hiroshi Fujiwara. Fujiwara, 90’ların başından bu yana, en ünlü global moda evleri ile işbirliği yaparak tasarımlarını tüm dünyayla paylaşıyor.
Hiroshi Fujiwara ve Maserati tasarım ekipleri, 2021’den beri yürüttükleri işbirliği ile Trident’ın özünü yapısöküme uğratarak yeni şaheserlere ve benzersiz kreasyonlara hayat veriyor.