Web sitesi zaman içerisinde kullanıcıların bilgisayarlarına “cookie” gönderebilir. Cookie,kullanıcıların internet tarayıcısına gönderilen ve daha sonra bilgisayar hafızasında depolanan, küçük verilerdir. Cookie’ler sizin internet üzerinde hangi siteleri ziyaret ettiğinizi ya da bu siteler üzerinde sizin hangi işlemleri yaptığınızı görmek ve kaydetmek için kullanılır. Bu uygulamayla web sitesine yaptığınız tekrarlı ziyaretlerin kolaylaşması sağlanır. İnternet tarayıcınızın ayarlarını değiştirerek cookie’leri kabul etmeyebilir ya da bilgisayarınıza bir cookie gönderildiğinde tarayıcınızın sizi uyarmasını sağlayabilirsiniz. Cookie’leri reddederseniz web sitemizde ve diğer web sitelerinde karşılaşacağınız uygulamalar azalabilir ve bazı özellikler istenen şekilde çalışmayabilir. Bu azalan uygulamalardan ve aksaklıklardan FER-MAS sorumlu değildir.

Korkusuz: Bir Azim, Meydan Okuma ve Farklılık Hikayesi.

1914’den beri

1 Aralık 1914, Maserati Kardeşlerin Bologna kentinde, otomobil tarihine geçecek Maserati markasını kurdukları tarihti. İlk başlarda, Maserati işletmesi, Bologna’da No1 Via De Pepoli adresinde yerleşik bir atölye şeklinde faaliyet göstermekteydi ve Maserati kardeşler Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla kendi otomobil tasarımları üzerinde çalışmaya başladılar.

Yirmili ve otuzlu yıllar boyunca, Maserati garajı, yarış pistlerinden elde ettiği sportif performans özelliklerini markanın tüm ayrıcalıklı şıklığıyla birleştiren otomobiller üretmenin yanı sıra tüm dünyaya satılmak üzere yarış otomobili üretimine devam etmiştir. 1937 yılında, işletmenin yönetimini Orsi ailesinin devralmasıyla, Maserati Bologna’daki merkez ofisini, markanın spor ve GT araçlarının bugün de tasarlandığı ve üretildiği yer olan Modena’daki Viale Ciro Menotti adresine taşınmıştır.  

Savaş sona erdiğinde, Alfieri, hayallerine kaldığı yerden devam etmeye karar vermişti, Pontevecchio mahallesi, numara 179 Frazione Alemanni Bologna adresindeki kullanılmayan damacana fabrikasını bulmuştu. Bu yeni yer, Maserati Kardeşlerin buraya aileleriyle birlikte taşınmaları için yeterince büyüktü ve artık işletme burada Officine Alfieri Maserati S.A. olarak ticari ismine kavuşmuş bulunmaktaydı. Bununla birlikte, Alfieri Maserati savaş boyunca, Fabbrica Candele Maserati adı altında Milano’da faaliyet gösteren bir buji fabrikası açmış ve bu fabrika da 1919 yılında Bologna’ya taşınmıştı. 

1900-1920: Başlangıç yılları

1900 – Bir aile tutkusu

Maserati efsanesi, İtalya’daki monarşi dönemi boyunca demiryolu işçisi olan Rodolfo Maserati, eşi Carolina Losi ve yedi çocuğuyla başlamıştı. Rodolfo bir anlamda, geleceğin adamı olarak nitelendirilebileceği gibi Maserati kardeşler hız tutkularını muhtemelen kendisinden almışlardır. Yeni yüzyılın başlamasıyla aile de tamamlanmıştı: en küçük oğlu Ettore 1894 de doğmuş ve 1881 doğumlu en büyük oğlu Carlo da henüz kariyerine yeni başlamıştı.

1900 - Carlo Maserati: Bisikletten Motora

En büyük oğul Carlo Maserati, ilk tek silindirli motorunu 17 yaşındayken tasarlamış ve o yıl sona ermeden Fiat tarafından test pilotu olarak işe alınmıştı. Turin’deyken, boş vakitlerinde ahşap bir otomobil şasisi içine yerleştirdiği yeni bir tek silindirli motor tasarlamıştı. Bu bir bakıma ilk Maserati’nin doğumu olarak kabul edilebilmektedir. 

1903 - Carlo Maserati çok daha yüksekleri hedefliyor

Carlo Maserati 1903 yılında Fiat'taki görevinden ayrılmış ve Isotta Fraschini’de test pilotu ve test merkezi asistanı olarak işe başlamıştır. Burada çalışırken, o yıllarda 16 yaşında olan kardeşi Alfieri’yi işe almıştır. Daha sonrasında Carlo, 1908 yılında Isotta Fraschini’den ayrıldığında kardeşi Alfieri burada çalışmaya devam etmiştir. 1908 yılında 41 numaralı Isotta Fraschini otomobiliyle Dieppe’deki Voiturette Gran Prix’ye katılmıştır ve burada ilk dört silindirli otomobiller arasında yapılan yarışta on dördüncü gelmiştir.

1908 - Carlo’nun ölümü

1909 yılında, Carlo Maserati kendi firmasını kurmuştur. Elbette otomobil tutkusunu asla kaybetmemiştir ancak kurmuş olduğu bu yeni şirketin amacı üstün niteliklere sahip bir uçak tasarımı ve üretimiydi.  Carlo, derhal bu projesi üzerinde 1910 yılında çalışmaya başlamış ancak bir akciğer rahatsızlığı yaşamına ve hayallerine son vermiştir. Carlo’nun kaybının kardeşler üzerinde oldukça yıkıcı bir etkisi olmuştu ancak herkesin gönlünde asla unutulmayacak örnek bir insan olarak kalmıştı. Artık bu noktadan itibaren Alfieri tüm sorumluluğu üzerinde hissetmekteydi.         

1913 - Alfieri'nin ilk atölyesi

1913 yılının, Aralık ayının birinci günü, Alfieri, Isotta Fraschini için bir servis merkezi olarak çalışmaya başladığı yer olan Bologna’ya taşındı. Ancak çok kısa bir süre sonra, abisi Carlo’nun izinden giderek, kardeşlerini de işe dahil ederek yalnız başına ilerlemeye karar vermiştir. Bunu sonucu olarak da, 1 via de’ Pepoli adresinde bir atölyesi bulunan otomobil garajı “Società Anonima Officine Alfieri Maserati” kurulmuştur. Beş ay sonra İtalya savaşa girmiş ve Aliferi ile Ettore kardeşler askere alınmışlardır. 

1914 – Maserati atölyesinin yeni adresi

Savaş sona erdiğinde, Alfieri yeni bir girişim peşindeydi. 1914 yılı Temmuz ayında bir şişe fabrikası buldu ve Büyük Savaş süresince Milano’da üretimine başladığı bujilerin üretimini buraya taşıdı. Sonunda, üç büyük pencerenin üzerine yerleştirilen  “Officine Alfieri Maserati SA” tabelası altında ticari hayatına resmen başlamış oldu. 

1915 – Savaş Maserati Kardeşleri durduramadı

İtalya savaşa dahil olduğunda, Maserati Kardeşler de asker alınmış ancak cephe hattının gerisinde kalmışlardı. Aslına bakılırsa, uçak motorları için özel bujiler tasarlayıp ürettiklerinden ordu, bu kardeşlerin  teknik uzmanlıklarından yararlanmayı tercih etmişti. 

1918 - D'Annunzio, Maserati Bujileriyle Uçuyor

Mika izolasyonlu, patenti Alfieri’ye ait bujiler, SVA uçaklarında kullanılmıştı. 9 Ağustos 1918 yılında şair Gabriele d’Annunzio, kendisinin efsanevi konumuna büyük bir katkıda bulunan ünlü Viyana hücumu esnasında bu uçakların biriyle uçmuştur.  

Bir hayalin başlangıcı

Yirminci yüzyılın başlarında, motorların hepsi güvenilir değildi ve meydana gelen arızaların büyük bir çoğunluğu elektrik sistemlerinden kaynaklanmaktaydı. 1907 yılınca, Carlo Maserati, Bianchi elektrik sistemlerinin voltajını değiştirmiş ve bu sayede yanma odasındaki ateşleme arızasına çözüm getirmişti. Bu geliştirilen güvenilirlik büyük ölçüde daha iyi performansların ve daha sürekli güç çıkışlarının sağlanmasına neden olmuştur. 

Alfieri, buji problemlerinin bazılarına düşük kalitedeki izolasyonun neden olduğunu keşfetmiş ve böylelikle motorların güvenilirliğini önemli ölçüde arttırarak çok daha iyi bir performans göstermelerine olanak sağlayan özel bir mineral olan mika kullanarak izolasyonunu gerçekleştirdiği yeni buji modeli geliştirmiştir.  

1920-1940: Rakipler ve rekorlar

1920 - The Trident: Mario Maserati’nin tasarımı

Alfieri, Ernesto ve Ettore ilk Maserati’nin hayata geçirilmesinde yoğun bir şekilde çalışmışlardır. Ancak diğer bir kardeşleri olan ve motorlar konusunda hiçbir bilisi olmayan Mario’ya sanatçı kişiliğinden ötürü markanın logosunu tasarlama görevi verilmişti. Mario, Bologna’nın en karakteristik özelliklerinden biri olan, Piazza Maggiore’deki güç ve kuvvetin sembolü Neptün heykelinin üç çatallı mızrağını kullanmıştır. Aynı zamanda, günümüze kadar Maserati renkleri olarak kalan, Bologna şehrinin bayrağındaki kırmızı ve mavi renkleri de logoya uyarlamıştır.  

1922 – Alfieri, Diatto ile zafer ulaşıyor

Motorun tamamen yeniden tasarlanmasının ardından, Alfieri bir Diatto’da Susa- Moncenisio yarışını o dönemde olağanüstü bir sürat olan saatte ortalama 69 km ile kazanmıştır. Kısa bir süre sonra Ernestoyla birlikte, Aosta-Gran San Bernardo yarışında bu başarısını tekrarlamıştır.  

1925 - Diego De Sterlich: asil bir dost

Alfieri Maserati, 1920 yılında önce SCAT modeliyle ve daha sonra da dört silindirli Nesseldorf modeliyle yarışlara geri dönmüştür. Sonuçlar olağanüstü değildi ancak elde edilen bu dereceler onların ilk gerçek Maserati’yi yaratmak için çok daha gayretli olmalarını sağladı.

1932 – Yarış dünyası Alfieri’nin yasını tutuyor

1932 yılında Alfieri, 44 yaşındayken bir ameliyat esnasında hayatını kaybetmiştir. 1927 yılında geçirdiği ciddi bir kazadan sonra sağlam kalan böbreği artık uzun zamandır yorgundu ve doktorlar kurtarmak için çok zorlu bir operasyona giriştiler ancak maalesef başarılı olamadılar.  Bologna’da hayat durmuştu, cenazesinde Nuvolari ve Nazzaro’dan Minoia, Borzacchini, Campari ve the Marquis de Sterlich’e kadar o dönemin en önemli sürücüleri bulunmaktaydı. Bu, herkes için özellikle Maserati ailesi ve şirket için çok büyük bir kayıptı. Hemen akabinde Bindo Maserati, kendisini şirket müdürü olarak tayin eden kardeşlerine yeniden katılmak için Isotta Fraschini’den ayrıldı. Genç ancak çok yetenekli Ernesto artık teknik bölümü idare ediyordu. Yeni Tipo V5 modeliyle, marka başarılı bir çıkış yakaladı ve zorlu ekonomik koşullara rağmen büyümeye devam etti. tion.

1933 - Büyük Nuvolari

1933 yılında Tazio Nuvolari, Maserati’ye katıldı. Eş ortak olmasını istemeyen Enzo Ferrari ile araları açılan efsanevi sürücü, artık Maserati için yarışmaya karar vermiş ve 8CM ile Belçika Gran prix, Ciano Kupası, Nice Gran Prix ve Turist Trofisini kazanmıştı. Bu otomobil, Ernesto Maserati tarafından yeninden tasarlanan süspansiyonuyla, bir önceki 8C modelinin gelişmiş bir versiyonuydu. Ön şasi sürücünün tavsiyesine uygun olarak çok daha sert bir malzemeden yapılmıştı. Her ne kadar Tazio resmi takımın bir parçası olmasa da, 1934 yılına kadar birlikte çalışmayı sürdürdüler. Onu yerine bir otomobil alıp, Ernesto’nun da teknik desteğiyle özel bir sürücü olarak yarışmalara girmeye devam etmiştir. 

1937 - Orsi ile Ortaklık

Maserati, Nazi Almanayası hükümeti tarafından kuvvetli bir şekilde desteklenen Mercedes ve Auto Union gibi markaların piyasaya girişiyle uzun yıllar sürecek bir baskı altına girmiş oldu. Ernesto, Ettore ve Bindo ülkelerinin kesin bir şekilde istikametini değştirmesi gerektiğini anlamışlardı, bu sebeple ünlü İtalyan girişimci Adolfo orsi ile bir işbirliği kurulmasına karar verdiler. 1937 yılında, Ernesto, Ettore ve Bindo bütün firmayı kendisine sattılar. Ancak iki ayrı firmada çeşitli yönetim noktalarını ellerinde bulundurmaya devam ettiler.  

1939 - Indianapolis’teki zafer

Orsi-Maserati döneminin ilk ürünü 1938 yılında piyasaya sürüldü. Bu 8CFT: 8 silindirli ve sabit silindir kafasına sahip bir otomobildi. Maserati ilk Amerika zaferini, “Boyle’s special” olarak anılan 8CFT modeliyle 1939 yılında tatmış oldu. Maserati, böylesini prestijli bir ünvanlı kazanan ilk İtalyan üretici olmuştu ve sonraki yıl da aynı başarıyı gösterdiler.  

Maserati her zaman için, inovatif mühendislik çözümlerinin geliştirilmesine odaklanıyordu ancak yarışlarda elde ettikleri zaferlerin arkasında yatan temel nedenlerden biri de ultra hafif alaşım konusunda yapmış oldukları araştırmalardı. Marka, kurulduğundan bu yana, önce yarış pistinde daha sonra da karayolunda olmak üzere, kullanıcılarına benzersiz bir sürüş hissi, emsalsiz bir sportif kullanım ve dolu dolu bir keyif sunacak şekilde, araçlarının dinamik performansını arttırmak amacıyla geliştirmelerine olanak sağlayacak daha sert ve hafif malzeme arayışında bulunmaktadır. 

1940-1960: Dünya çapında övgü

1940 – Yeni merkez, yeni fırsatlar

İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle, Maserati tesislerini Bologna’dan Modena’ya taşımıştır. Ancak, savaş süresince yarış aranası üretiminden vazgeçmek zorunda kalmış ve bujiler ile savaşta çok daha büyük önem arzeden diğer kritik unsurların üretimine odaklanmıştır. Bu süre zarfında, Maserati Bujileri ve Bataryaları, 1940 ila 1945 yılları arasında üretilen elektrikli araçları için gerekli olan bataryalarla Maserati Auto’ya destek vermeye devam etmiştir. 

1946 - Maserati A6: ilk Pininfarina Gran Turismo

1946 yılının, Mart ayı başlarında, yarış amaçlı değil günlük kullanıma yönelik ilk Maserati ünvanını alacak olan, ilk GranTurismo olarak kabul edilebilecek prototip, Cenevre Otomobil Fuarında görücüye çıkarılmıştır. Kısaca A6 olarak lanse edilen modeli adında yer alan A harfi, Alfieri’nin onuruna konmuş olup 6 rakamı da silindir sayısını ifade etmektedir. Tasarımı ve orijinalliği herkesin anında büyük takdirini toplamış olup, ciddi bir şekilde üretime geçilmiştir. 1948 yılında Turin Motor Show’da, Maserati; ünlü tasarımcı Pininfarina’nın inanılmaz şıklıktaki tasarımı olan ilk A6 1500 modelini piyasaya sürmüştür. 

1946 - Maserati A6: ilk Pininfarina Gran Turismo

1946 yılının, Mart ayı başlarında, yarış amaçlı değil günlük kullanıma yönelik ilk Maserati ünvanını alacak olan, ilk GranTurismo olarak kabul edilebilecek prototip, Cenevre Otomobil Fuarında görücüye çıkarılmıştır. Kısaca A6 olarak lanse edilen modeli adında yer alan A harfi, Alfieri’nin onuruna konmuş olup 6 rakamı da silindir sayısını ifade etmektedir. Tasarımı ve orijinalliği herkesin anında büyük takdirini toplamış olup, ciddi bir şekilde üretime geçilmiştir. 1948 yılında Turin Motor Show’da, Maserati; ünlü tasarımcı Pininfarina’nın inanılmaz şıklıktaki tasarımı olan ilk A6 1500 modelini piyasaya sürmüştür. 

1950 - Formula 1 ortaya çıkıyor

1950, bundan dört yıl sonra Formula 1 olarak anılacak organizasyonun başlangıcına damgasını vuran bir yıldı. Her ne kadar ilk safhanın kuralları araçlarını halen F2 sınıfı olarak kabul etse de, Maserati ilk yarışın yapıldığı günden beri bu organizasyonun içindeydi.  

1954 - Fangio dönemi

1954 yılında, Juan Manuel Fangio, hem Arjantin hem de Belçika Grand Prix’lerini kazanmıştı.  Hali hazırda Mercedes için yarışan bu Arjantinli pilot, Stuttgart’a ve daha sonra da Ferrari’ye dönmüştü ancak halen kariyerini taçlandıracağı anlar olacaktı ve bunu da Maserati ile gerçekleştirecekti. 1954 yılında, Dünya Şampiyonluğu kuralları yeniden değişti ve Maserati bir kez daha 250F ile birinci sırıda yarışı tamamladı ve dışı kaldı ve sahneye çıktığı ilk anda zafer kazandı.  

1956 - Büyük Ferrari-Maserati düellosu

1956 yılında, Formula 1,  Modena’daki rakip aileler Ferrari ve Maserati arasındaki bir düelloya dönüşmüştü.  Modena şehri ikiye bölünmüş, bir bölümü bir ekibi diğer bir bölümü de diğerini destekliyordu.  Pazar günleri yarış otomobilleri pistte birbirlerine meydan okuyorlardı. Pazartesi sabahları ise, kazanan taraftarlar barlarda ve şehir merkezindeki sıra sütunların altında kaybedenlerle dalga geçmekten keyif alıyorlardı. 

1957 – Büyük dönüş

1957 yılında kazanılan büyük zaferin ardından, bir dizi finansal zorluk Adolfo Orsi’yi sportif bölüm de dahil olmak üzere endüstri imparatorluğunun belirli bir bölümünü kapatma durumuyla karşı karşıya bırakmıştı. Bu çok muazzam bir özveriydi ancak büyük bir dönüşümün habercisiydi ve sadece otomobil sektörüne odaklanılacağını müjdeliyordu. 

1957 – En olağanüstü zafer

Ünlü pilot, Jaun Manuel Fangio 1957 yılında Maserati’ye geri dönmüştü. Dünya şampiyonluğunu kazanması gereken sekiz Grand Prix’den dördünü kazanmıştı ve bunlar arasında, Arjantin, Monako, Fransa ve en önemlisi Almanya Gran Prix’i bulunmaktaydı.  Sıra dışı Arjantinli pilotun kariyerinde beşinci ve son kez dünya şampiyonluğunu kazandığı en büyük zaferi 4 Ağustos Pazar günü Nürburgring pistinde gerçekleşmişti. 

1960-1980: Lüks Yaşam ve Başkanlık Makamı

1960 - The white dame ve İran Şahı

İlk 3500 GT prototipi olarak bilinen “White Dame”, ekonomik patlama yıllarında Maseratinin otomotiv pazarına verdiği bir cevaptı. Maserati aynı zamanda 1961 yılında GTI modelini piyasaya sürmüştü. Hatta İran Şahı’da White Dame’den çok etkilenmiş ancak çok daha ayrıcalıklı özellikler eklenmesini talep etmişti. Ünlü mühendis, Giulio Alfieri, 450 S modelin 8 silindirli motorunu GranTurismo’ya yerleştirerek bu zorluğun üstesinden gelmiştir.”İran Şahı” modeli halen, koleksiyonerler ve otomobil tarihçileri tarafından en zarif modellerden biri olarak kabul edilmektedir. Altın ve kıymetli ahşap işçiliğiyle, o dönem, dünyadaki en ayrıcalıklı ve lüks otomobildi. 

1961 - Diğer bir Maserati zaferi

Her ne kadar Maserati yarış pistlerinden uzak kalmış olsa da, kanında yarış tutkusu bulunmaktadır. Tam da bu sıra, mühendis Giulio Alfieri, efsanevi Tipo 60 modelini tasarlamış bulunmaktadır. Lakabı Birdcage olan bu otomobil, Maserati adı altında resmi yarışlarda bulunmadığı halde en prestijli yarış takımlarınca kullanılmış ve Amerika’daki çok daha önemli zaferlerin aynı sıra 1960 ve 1961 yıllarında arka arkaya Nürburgring’deki 1000 km’lik yarışlarda elde ettiği zaferler gibi, bazı önemli yarışları da kazanmış bulunmaktadır. 

1961 - Birdcage şasisi

Maserati’nin Baş Mühendisi Giulio Alfieri, olağanüstü bir performans ve nefis bir sürüş sağlamak amacıyla oldukça sert ve bir o kadar da hafif olacak kesinlikle devrimsel bir şasi tasarlamak üzere çalışmaya girişmişti. Bu da, Maserati’yi yeniden zaferler dolu yıllarına geri döndürecek olan usta işi Bird Cage şasisinin doğumuyla neticelenmişti. Bu tip şasiler, Maserati Tipo 60, Tipo 61, Tipo 63, Tipo 64 ve 75. Yıl Modern Birdcage gibi birbirinden farklı beş aracın temelini oluşturmaktadır. 

1963 - Quattroporte’nin Turin Motor Show’dak başarısı

Maserati yarış motorunun bir binek otomobile yerleştirilmesi fikri, gazeteci Gino Rancati tarafından Orsi Başkanına önerilmişti. 1963 yılında düzenlene Turin Motor Show’da, Maserati dünyanın en hızlı sedan otomobili Quattroporte’nin lansmanını yaparak otomotiv dünyasını hayrete düşürmüştü. Aynı yıl, çok hafif malzemeden üretilen, oldukça spor çizgilere sahip ve güçlü Mistral’in tanıtımı da Turin Motor Show’da yapılmıştı. Bu, ünlü bir rüzgar adıyla anılacak ilk Maserati idi.  

1965 - Pavarotti Sebring’in direksiyonunda

Sebring, 3500 GT den esinlenilmiş bir modeldi. Londrai Covent Garden’de elde ettiği başarının hemen ardından, Modena’lı genç tenor Luciano Pavarotti Sebring’in direksiyonuna geçmişti. Bu, Maserati ile Büyük Usta arasındaki kalıcı dostluğun başlangıcıydı. 

1967 - Giuguaro'nun ilk başyapıtı Ghibli

1960 yılı ortalarından itibaren Maserati, ünlü İtalyan tasarımcı Giorgetto Giugiaro ile yapmış olduğu işbirliğiyle artık giderek ünlü olmaya başlamıştı. İlk projesi, 8 silindirli Ghibli 1966 yılında düzenlenen Turin Motor Show’da piyasaya tanıtıldı ve anında çok büyük bir başarı elde etti. Maserati esasında sadece yüz otomobil üretmeyi planlamıştı ancak üretimi kısa süre içinde 400 e yükseldi. Aslına bakılırsa, 1972 yılının sonuna kadar üretimi devam etti ve Spyder ve Coupé versiyonlarından toplamda 1295 model üretildi. 

1970 – Büyük değişiklikler dönemi

Oris ailesi, Citroën’i yeni ortağı olarak şirket bünyesine katmak suretiyle, şirkete yeni bir kan katmaya karar vermiştir. Şirket, modelleri yönünden yeniden organize edilmiş ve Fransız otomobil üreticisinin etkisi ve kurumsal anlamda örnek olmasıyla daha yapılandırılmış bir hale kavuşmuştur. 1970'li yıllarda daha birçok değişiklik gerçekleştirilmiştir. Sonunda Orsi ailesi şirketten ayrılmış ve Citroën de İtalyan- Arjantinli girişimci, Alejandro De Tomaso tarafından yönetilen İtalyan devletine ait hissedarı Gepi’ye satılmıştır.

1971 - Maserati Bora: Giugiaro yine yapacağını yapıyor!

Ünlü tasarımcı Giorgetto Giogiaro, 1971 yılında yeni başyapıtı Bora’yı ortaya çıkarmıştır. Adolfo Orsi Junior tarafından Bora’nın “ufak kardeşi“ olarak nitelendirilen Merak da buna benzer şekilde unutulmaz bir modeldi. 1972 yılında, Cenevre Motor Show’unda, Giugiaro Boomerang ismini verdiği fütüristik çizgilere sahip coupé modelini izleyicilerin beğenisine sunmuştu. Her ne kadar üretimine geçilmese de, halen daha tasarımcınınen ünlü konsept otomobillerinden birisi ve Maseratinin de bütün tarihindeki kuralları yerle bir eden eden en aykırı konsept otomobillerden biri olarak kabul edilmektedir. Boomerang, olağanüstü fütüristik çizgileriyle, sonraki yıllarda diğer otomobiller tarafından da kullanılacak olan kama tarzı şekliyle insanların beğenisine sunularak, Marka’nın birkaç yıl ilerisinde olacak şekilde tasarlanmıştır. Cüretkar hatları ve oldukça alçak, geniş ve aerodinamik özelliklere sahip gövdesiyle yol için tasarlanmış gerçek bir yarış otomobilidir. 

1978 – Başkanlık aracı

1978 yılında, savaş dönemin İtalyan direnişçisi olan ve daha sonra Devlet Başkanı ona Sandro Pertini, kendisinin resmi otomobili olarak Quattroporte Royale modelini seçmiştir. Ve bu araç 1985 yılına kadar görev yapmıştır. Hatta, Başkan Pertini, Modena’nın iki ünlü şirketi Maserati ile Ferrari arasındaki uzun yıllara dayalı rekabet nedeniyle, Enzo Ferrari’nin kendisini başkanlık makam otomobili olarak Maserati ile görmeyi reddettiği Maranello ziyaretinde dahi aracını hep kendisi kullanmıştır. 

1980-2015: Nereden nereye

1980 - Her zaman önder

Maserati Quattroporte, 1980'li yıllarda birçok filmde de görüldüğü gibi, her zaman şıklığın ve zarafetin eş anlamlısı olarak kabul edilmiştir. David Cronenberg tarafından 1982 yılı yapımı The Fly ve 1983 yılı yapımı The Dead Zone adlı filmlerde kullanılırken, Sylvester Stallone 1982 yılı yapımı Rocky III filminde boksör Rocky Balboa’nın otomobili olarak bunu tercih etmiştir. 

1981 - Biturbo’nun muazzam başarısı

Biturbo, 80'li yılların en sembolik otomobiliydi. Biturbo, tüm zamanların en çok üretilen Maseratisi ünvanını kazanacaktır. Birçok versiyon halinde 1982 yılından 1993 yılına kadar 37.000 adet üretilmiştir.  

1993 - Ferrari, rekabetten ortaklığa

Maserati için gelecek, şirketin Fiat Group tarafından 1993 yılında satın alınmasıyla başlamış oldu. İnanılmaz bir öngörü sahibi, Giovanni Agnelli, bu küçük İtalyan mükemmellik ikonundaki muazzam potansiyeli görmüştü. Şirketin başında, Ferrari’nin Başkanı ve CEO’su Luca di Montezemolo bulunmaktaydı. Modena’daki bu iki en ünlü otomobil üreticisi arasındaki ortaklık eski rekabetlerinden çok daha ünlü olacağa benziyordu. 

1998 - 3200 GT, Giugiaro'nun yeni coupè’si

Ferrari yönetiminin ilk başarısı, esas itibariyle 1998 yılında Paris Motor Show’da izleyenlerin beğenisine sunulan Giorgetto Giugiaro tarafından tasarlanmış 3200 GT projesinin tamamlanması yönünde uyguladığı baskı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak derhal bu coupé’nin Maranello’da üretilen bir motorla bir üst seviyeye çıkarılmasına karar verilmişti. Bu devrim niteliğindeki kararla, Maserati’nin bir anlamda Birleşik Devletlere dönüşünü sağlayan otomobil olan Spyder’ın doğuşu gerçekleşmiş oldu. 

2001 - Amerika’nın Fethi

Amerika Birleşik Devletleri pazarından on iki yıl süreyle uzak kalan Maserati 2001 yılında büyük bir dönüş yapmıştı. ABD deki kalite ve güvenlik testlerini başarıyla geçen bir otomobil üreticisi her türlü mücadeleye hazır demekti ve bu dönüşün, İtalyan- Amerikalı Kanser Vakfının gala gecesi boyunca muazzam bir şekilde kutlanması bir tesadüf değildi. Motoru Maranello’dan gelen ilk gerçek Maserati olan Maserati Spyder, hayır amaçlı yapılan açık arttırmanın yıldızıydı. Kazanan, 130.000 $ lık teklifiyle Milano ve New York da yerleşik bir İtalyan banker olmuştu. 

2003 - Maserati, Pininfarina’ya dönüşünü kutluyor

İlk GranTurismo modelinin ortaya neredeyse yarım yüzyıl önce ortaya çıkışının ardından, ünlü İtalyan tasarımcı Pininfarina yeni Maserati Quattroporte’yi yaratmak için geri dönmüştü.  Quattroportenin de aralarına katılmasıyla Maserati’nin ürün gamı tamamlanmış olmakla birlikte, satışlarda da önemli bir artış göze çarpmaktaydı. İkinci İtalyan Başkanı, Carlo Azeglio Ciampi’de resmi devlet otomobil olarak Maserati Quattroporte’yi seçtiğinde, ünü bir kat daha fazla artmış oldu. 

2004 - Tekrar ve tekrar Dünya Şampiyonu…

Maserati, 2004 yılında, kupaları toplamak üzere tasarlanan olağanüstü yarış otomobili MC12 modeliyle pistlerde yine zirvedeki konumuna geri dönmüştür. Maserati, 2005 yılında 2010 yılına kadar katıldığı FIA GT yarışlarında ondört şampiyonluk (ve 19 zafer) kazanmıştır: Bunlar, (2005, 2006 ve 2008 yıllarında) Spa 24 Hours’daki üç mutlak zaferin yanı sıra, iki adet Üreticiler Kupası (2005 ile 2007 yıllarında), beş adet Sürücüler Şampiyonluğu (2006 yılında Bartels-Bertolini, 2007 yılında Thomas Biagi ve 2008 & 2009 yıllarında yien Bartels- Bertolini), altı kez takım Şampiyonluğu (Vitaphoe Yarış takımıyla kesintisiz olarak 2005 den bu yana), JMB Rscing’den erkek pilot Ben Aucott ile 2007 yılında bir kez Citation Cup şampiyonluğu şeklinde sıralanabilmektedir.    

2005 - 75. Yıla özel Konsept Otomobili Birdcage

Bu konsept otomobil, 1960 lı yılların motor sporlarında başlıca rol oynayan ikonik Maserati Birdcage otomobillerinin adını kullanıp, inovatif karakterini örnek alarak, 2005 yılında Sergio Pininfarina’nın 75. Doğum gününü kutlamak amacıyla tasarlanmıştır. Bu rüya otomobil, fonksiyonel olacak şekilde tasarlanmamıştı ancak, uzun yıllar hafızalarda yer etmişti. Araç içinde bulunanları korumak için tasarlanan kubbe formu gibi fütüristik teknik özellikleri, tarih kitaplarında kendisine hemen yer bulacak şekilde sıra dışı bir aerodinamik görünüm ve tasarım kazandırmaktaydı.

2007 - Granturismo, muazzam başarı

Quattroporte’nin hemen ardından ünlü tasarımcı Pininfarina, Maserati tarihinde çok derin bir etkiye sahip olacak yeni bir coupé tasarlamıştır. İnanılmaz güzellikteki, GranTurismo 2007 yılında düzenlenen Cenevre Motor Show’unda birinci gelmiştir.

2013 - Maserati Ghibli

Tasarım, spor performansı ve konforun mükemmel kombinasyonu. Sade ve şık hatlarıyla, şeçkin malzemelerle prestij kazandırılmış bir sedan. Kıvrımlı formu ve net biçimde tanımlanmış modeli, hareketi çağrıştıran kuvvetli hatlarla bir arada bulunmaktadır. Belirgin bir sınıfa ve benzersiz bir performansa sahip bu geniş gezi otomobilinin tasarımı, hızlı ve tepkisel sürüşü, konforlu iç donanımı ile Maserati’nin tüm deneyimi ve geçmişini bünyesinde toplamıştır.  

2013 - Yeni Maserati Quattroporte

Yeni Maserati Quattroporte. Maserati’nin en son çıkardığı bu mükemmel tasarım gerçekten hayret verici özelliklere sahip bir otomobildir. Büyük Quattroporte geleneğinden gelmekle birlikte, halen belirgin ve zamansız bir dış görünüme sahip bulunmaktadır. Sıra dışı modern bir yaklaşımla üzerinde yeniden tasarım çalışmaları yapılmış olup, limuzinin lüks hissiyatını ve büyük bir gezi otomobilindeki yarışçı ruhu bünyesinde barındırmaktadır.

2014 - Alfieri Konsept otomobili

2014 yılında düzenlenen Cenevre Auto Show’da izleyicilerin beğenisine sunulan Alfier Konsept otomobili, sadece bir konsept otomobil olmanın çok ötesindeydi. Bu bir bildiri anlamını taşımaktaydı! Maserati’nin her yönüyle tam bir spor otomobil firması olduğunu kanıtlıyor ve Maserati yarış geleneğinin devamına zemin hazırlıyordu.

Alfieri

Daha Fazlası Keşfet
İletişim Formu
Maserati hakkında bilgi almak için lütfen formu doldurun
Please make sure all fields are filled out correctly.
Lütfen aşağıdaki alanları doldurun
*
*
*
*
Gizlilik seçenekleri
*
*
Find your local website